Ana Sayfa arrow Açıklamalar arrow ÖRGÜTLENME ÇAĞRISI-55 YAŞ

 
 
Ana Sayfa
ÜYE OLUN
Genel Merkez
Şubeler
İletişim
Açıklamalar
Duyurular
TGS'den Haberler
Belgeler
Formlar
ATV - SABAH GREVİ
AB PROJESİ (2009-10)
Dayanışma Grubu
Tarihçe
Sıkça Sorulan Sorular
Web Bağlantıları

 
 
 
 

TÜRKİYE'DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
PROGRAMI

DESTEKLEYEN

ORTAK KURULUŞ


 
 
 
 

Siteyi Yer İmlerime ekle
Açılış Sayfam yap
Ziyaretçi: 1128643
Sitede 15 misafir çevrim içi

 
 
 
 
Yazdır E-Posta

TGS 55 YAŞINDA
(10 Temmuz 2007)

               Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın kuruluşunun 55. yıldönümü dolayısıyla
               TGS Yönetim Kurulu’nun yaptığı açıklama şöyle:


     Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), kuruluşunun 55. yıldönümünü, ülkenin ve emekçi sınıfların geleceğini yakından ilgilendiren genel seçimler öncesinde,  Radikal, Takvim ve Show Tv’deki işten çıkarmaların gölgesinde anmaktadır.
     TGS, işten atılan tüm basın emekçilerinin yasal haklarının savunulmasında ve işe iade davalarının açılmasında tam destek kararını bir kere daha ilan etmektedir.
     TGS, işverenlerin hasmane tutumu karşısında, halkın gerçekleri öğrenebilmesi için, işten çıkarılan meslektaşlarımızın da gönüllü katkılarıyla BASIN gazetesini yeniden yayımlama kararı almıştır.
     TGS, işten çıkarmalar karşısında basın emekçilerinin TOPLU SÖZLEŞME hükümleriyle korunabileceğine de dikkati çekerek, tüm basın emekçilerini sendikaya üye olmaya çağırmaktadır.
     TGS, “bir kimseyi sendikaya üye olmamaya veya sendikadan ayrılmaya zorlamak amacıyla tehdit kullanan kişinin 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını” da anımsatmaktadır.
     Diğer yandan, bu dönemde hangi keyfiyetle yapıldığı belli olmayan işten çıkarmaların, seçim sonrasındaki olası bir ekonomik krizin medya sahiplerine hissettirilmesiyle gündeme getirilmiş olabileceği endişemizi de kamuoyuyla paylaşmak durumundayız.
     Keza, medya sahipleri ve sözcülerinin, genel seçimler öncesinde yaratılan bu şantaj ortamında, siyasi iktidar tarafından tamamen esir alındığını söylemek hiç de abartılı olmayacaktır. Yayın politikaları, manşetler, genel yayın yönetmenlerinin köşelerindeki satır başları, mitinglerden canlı yayınlar, radyo ve televizyon kuruluşlarıyla imzalanan yayın ilkeleri taahhütnamesi, iktidar karşısındaki esaretin örnekleri olarak karşımıza çıkmaktadır.
     İktidarın ve iktidar odaklı kamu kurumlarının seçim öncesindeki uygulamaları, kamuoyunun medya aracılığıyla propaganda kuşatması altına alındığını göstermektedir.
     Siyasi iktidarın baskısı altında ezilen medya sahiplerinin tek kurtuluşu; hem gazetecilik mesleğine yeniden onur kazandıracak hem de medyanın devlete karşı bağımsızlığının teminatı olacak sendikal hareketin gelişmesini engelleme çırpınışlarından vazgeçmeleridir.
     Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın işyerlerindeki örgütlenmesini karabasana dönüştürmek, sendika üyeleri üzerinde baskı kurmak, onları işten çıkarmakla tehdit etmek nafile bir çabadan ibarettir. Sendikal örgütlülük, geri dönülemez bir yoldadır.
     Bu çerçevede, Merkez ATV ile Merkez Gazete ve Dergi grubunda (Sabah grubu) çalışan basın emekçilerinin onurlu sendikal mücadelesinin, 12 Eylül yasalarının ve gayri resmi kuralların yol açtığı gecikmeler ve engellemeler karşısındaki dayanma ve direnme gücü, her türlü takdirin üzerinde ve Türk basın tarihine altın harflerle geçecek boyuttadır.
     Bu sendikal hareketin başarısının, diğer medya gruplarında çalışanlar için de büyük bir beklenti yarattığının farkında olarak, bütün basın emekçilerini sendikal mücadeleye katkı vermeye çağırıyoruz.
     Öte yandan, genel seçim öncesinde, siyasi partilerin basın ve ifade özgürlüğü ile sendikal örgütlenme konularındaki seçim vaatleri, Sendikamızın bu dönemdeki ilgi alanını oluşturmaktadır.
     CHP’nin seçim bildirgesinde, “medyada tekelleşmeyi önleyecek yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılacağı” ve “medyanın, gerçek işlevini yerine getirebilmesi için, medya sahiplerinin doğrudan ya da dolaylı olarak kamu ihalelerine girmelerinin yasaklanacağı” ifadelerini memnuniyetle karşılıyoruz.
    
Ayrıca, Sendikalar Yasası ile Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Yasası’ndaki antidemokratik hükümlerin düzeltileceği, Avrupa Gözden Geçirilmiş Sosyal Şartı’na konulan tüm çekincelerin kaldırılacağı beyanlarını da olumlu buluyoruz.
     CHP bildirgesinde yer alan bu vaatlerin yaşama geçirilmesini desteklemekle birlikte; kıdem tazminatının, “işçiler bakımından ödün verilemez ve vazgeçilemez bir kazanılmış işçi hakkı haline geldiğine” işaret edilirken, bu alandaki düzenlemelerin “müktesep haklar korunarak gerçekleştirileceğine” dair ifadeyi ihtiyatla karşıladığımızı da vurgulamak zorundayız.
     DP seçim bildirgesinde yer alan “Basın Yasası yeniden düzenlenecek, yine Türk Ceza Yasası’ndaki basın özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemeler kaldırılacak, özgürlük alanı genişletilecektir” ifadelerini kayda değer görüyoruz.
     DP bildirgesinde, “hak grevinin” öncelikli konu olarak değerlendirileceği taahhüdünü de samimiyetle verilmiş bir söz olarak kabul etmek istiyoruz.
     MHP’nin seçim bildirgesinde yer alan, “Demokrasinin   vazgeçilmez unsurlarından biri olan medyanın  ahlakî  ilke  ve  standartlara  uygun  hareket  etmesi  için hukukî  düzenlemelerin  yapılmasının  yanı  sıra,  medyanın kendi öz denetimine önem vermesi sağlanacaktır” ifadelerinden, TCK’daki basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili kısıtlamalara yeni baskıcı kurallar getirilmeyeceği, tam tersine özgürlüklerin genişletilerek sorumluluk anlayışının destekleneceği şeklinde bir anlam çıkarmak istiyoruz.
     Seçime tek parti iktidarı olarak giren AKP’nin seçim bildirgesinde ise daha çok geçen dönemde yapılanlara değinilmesi, basın meslek örgütleri ve sendikalar tarafından eleştirilen kısıtlamaların yeni dönemde kaldırılacağına dair kuvvetli bir izlenim yaratılmasını engellemektedir.
     AKP’nin “temel hak ve özgürlükler alanındaki eksikliklerin giderilmesi için, diğer siyasi partiler ve sivil toplum örgütleriyle mutabakat ve işbirliği imkânlarını arayacağına” ilişkin görüşünün, TCK’nın basın ve ifade özgürlüğü ile ilgili fiillere artırılmış hapis cezaları öngören hükümlerinin değiştirilmesi taleplerinin yerine getirilmesinde uygulanmadığını hatırlamakta çok fazla zorlanmıyoruz.
     Ceza kanunlarıyla ilgili düzenlemelerden söz edilirken, “önümüzdeki dönemde giderileceği belirtilen uygulama sorunlarının” aslında yeni hükümler yürürlüğe bile girmeden önce basın meslek örgütleri ve diğer sivil toplum kuruluşlarınca defalarca dile getirildiğinin göz ardı edildiğini belirtmek durumundayız. İktidarın, yerel basının en önemli gelir kaynaklarından olan kamu ilanlarını en aza indirgeme yönünde yaptığı hazırlıkları da kaygıyla izliyoruz.
     Esasen, Türkiye Gazeteciler Sendikası, “gazetecilere verilen para cezalarının hapis cezasına çevrilemeyeceğini” hüküm altına alan 5187 sayılı yeni Basın Kanunu ile getirilen hakları işlevsiz hale getiren 5237 sayılı yeni Türk Ceza Kanunu’nun basın ve ifade özgürlüğüyle ilgili fiillere hapis cezası öngören düzenlemelerini tüm öneri ve eleştirilere rağmen değiştirmekten kaçınan; basın emekçilerinin ekonomik ve sosyal haklarını iyileştirmeyi amaçlayan TEŞMİL kararnamesini 18 ay bekleterek uygulanamaz hale getiren TEK PARTİ İKTİDARINDAN hiçbir beklentisi kalmadığını 1 yıl öncesinden ilan etmiştir.
     TGS, tüm basın emekçilerini, emekten yana politikalar izleyeceklerine inandıkları siyasi partileri ve adayları desteklemeye çağırmaktadır.
     Saygılarımızla.

TÜRKİYE
GAZETECİLER SENDİKASI
YÖNETİM KURULU

< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
resim36.jpg
En Çok Okunan Açıklamalar

 
 
 
 

BASIN gazetesi
(Nisan 2009)

BASIN Gazetesi
(Mart 2009)

 
 
 
Genel Başkan : Ercan Sadık İPEKÇİ
Genel Sekreter : Sergül KESKİN

Basın Sarayı Kat:2
Cağaloğlu/İstanbul
Telefon:(212) 5140694 - 5140696
Faks:(212) 5114817

Grafik Tasarım : Özgür Güz