Ana Sayfa arrow Açıklamalar arrow ATV VE SABAH'TA GREV KARARI ASTIK

 
 
Ana Sayfa
ÜYE OLUN
Genel Merkez
Şubeler
İletişim
Açıklamalar
Duyurular
TGS'den Haberler
Belgeler
Formlar
ATV - SABAH GREVİ
AB PROJESİ (2009-10)
Dayanışma Grubu
Tarihçe
Sıkça Sorulan Sorular
Web Bağlantıları

 
 
 
 

TÜRKİYE'DE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ
PROGRAMI

DESTEKLEYEN

ORTAK KURULUŞ


 
 
 
 

Siteyi Yer İmlerime ekle
Açılış Sayfam yap
Ziyaretçi: 1252994
Sitede 30 misafir çevrim içi

 
 
 
 
Yazdır E-Posta


ATV VE SABAH’TA GREV KARARI ASTIK

(17 Aralık 2008)

GENEL BAŞKANIMIZ ERCAN SADIK İPEKÇİ'NİN

ATV VE SABAH GAZETESİ'NİN İSTANBUL

BALMUMCU'DAKİ TESİSLERİNE GREV KARARI

ASILMASI DOLAYISIYLA YAPTIĞI KONUŞMANIN METNİ

     Basın emekçilerinin  de bir parçasını oluşturduğu Türkiye İşçi Sınıfı,
     Kalemini, fikrini, emeğini ve alın terini saygıyla selamlıyorum,
     Bugün burada Sabah gazete ve dergi grubu ile ATV’de çalışan basın emekçilerinin sendikal mücadelesinin yeni bir aşamasını başlatmak için bir araya geldik.
     Bu büyük toplanmanın, bu buluşmanın bir anlamı olmalı.
     Medya, herkesin gözü ve kulağı !
     Emekçiler yıllardır seslerini geniş kitlelere ulaştıramıyorlar. Nedeni; sendikal haklardan yoksun basın emekçilerinin, editoryal bağımsızlığa sahip olamaması, medya patronlarının siyaset ve ticaretle sürdürdüğü çıkar ilişkilerinin sansür ve otosansüre yol açmasıdır.
     Türk medyası yıllar sonra yeniden bir sendikal mücadele içerisine giriyor. Bu, bütün emekçiler için bir umut ışığı yakıyor. Bu mücadele, Türkiye işçi sınıfının yolunu aydınlatıyor !
     Onun için emeğin temsilcileri burada ! Basın emekçilerinin mücadelesine destek veriyorlar, bu mücadeleyi omuzluyorlar, sonuna kadar da bizlerle beraberler !
     Tüm katılımcılara ve destekleyenlere, Sendikam adına, TURKUVAZ çalışanları adına teşekkür ediyorum.
     Değerli dostlar, yoldaşlar, meslektaşlarım,
     Sabah ve ATV işyerlerinde itirazlar ve yargı kararlarıyla 1 yıldan fazla süren örgütlenme sürecimiz, nihayet 2008 yılının 26 Haziranında toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasıyla, sonu mutlu biteceğini umduğumuz yeni bir evreye taşındı.
     İşveren temsilcileri olan insan kaynakları yöneticileriyle yaptığımız 5 oturumda TGS’nin toplu iş sözleşmesi teklifinin 21 maddesi üzerinde anlaşmaya vardık.
     Ancak ondan sonra gördük ki, işveren temsilcileri masadan kaçmanın bahanelerini yaratmaya çalışıyorlar. 60 gün bu oyalamayla geçti.
     Bir taraftan bizimle görüşen işveren temsilcileri, arkamızdan, çalışanlara baskı yapmaya başladılar. Bizimle görüşmelerinde ikili oynadıklarını, rol yaptıklarını, aslında hiç toplu sözleşme istemediklerini yaydılar.
     Uyuşmazlık sürecinde, arabulucunun katılımıyla tek bir toplantı yapıldı, o toplantıda da toplu sözleşme görüşmelerini sürdürme niyetinde olmadıklarını açıkladılar.
     Nihayet, 5 Aralık’ta aldığımız GREV KARARINI bugün burada işyerinin kapısına asarak ilan edeceğiz.
     Şunu herkes bilsin:
     TGS olarak, meşru ve yasal zeminlerden ayrılmadan SABAH gazete ve dergi grubu ile ATV’deki sendikal mücadelemizi sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız !
     Bu mücadele, TURKUVAZ bünyesinde çalışan basın emekçilerinin iş güvencesini sağlamak, ücret zammını almak, ikramiye hakkını kazanmak, sosyal yardım ödemelerinden yararlandırmak, kıdem ve ihbar tazminatlarını yükseltmek ve korumak, haftalık 5 gün çalışma, iki gün haftalık izin yapma hakkını elde etmek, fazla mesai ücretlerinin ödenmesini sağlamak gibi birçok sendikal hakkı kapsamaktadır.
     Bu haklar, ancak ve ancak toplu iş sözleşmesiyle koruma altına alınması halinde kalıcı olacaktır, aksi takdirde hepsi işverenin ya da onların vekillerinin keyfi kararına kalacaktır.
     İşverenin şantaj olarak ortaya attığı vaatlerin geçici ve aldatmaca olduğunun farkında olan TURKUVAZ çalışanları; SENDİKAL ÖRGÜTLÜLÜK ve TOPLU SÖZLEŞME ile desteklenmeyen sözlerin yerine getirilmesinin hiçbir garantisi bulunmadığının da bilincindedir. Bu işyerinde sendikal hareketliliğin başlaması dahi, TURKUVAZ işverenini, 212 sayılı Basın İş Yasası’na uygun kadroların yapılması, Ramazan bayramında yarım maaş ikramiye verilmesi gibi bazı adımlar atmaya mecbur etti. İşverenin, sendika üyeleri üzerindeki baskısı da bu mecburiyetler korkusundan kaynaklanmaktadır.
     Sayın Ahmet Çalık, Sayın Serhat Albayrak,
     Sizlere sesleniyorum:
     Bugün buraya bu şölen havasıyla GREV KARARINI asmak için gelmemiz bizim tercihimiz değildir. Bizi, buna sizin tayin ettiğiniz işveren temsilcileri mecbur etti!
     Bu sizin tercihiniz!
     Ama sizleri bu sonuçla karşı karşıya kalmaya mecbur bırakanlar kimler ise -bilin ki- onlar kendi mevkilerini ve koltuklarını kaybetmenin telaşı içindeler. Size ilk ihanet edecek kişiler de onlar olacaktır! Bunu böyle bilin…
     Eğer gerçekten sizin de tercihiniz GREV yolunu denemek değilse, gelin toplu sözleşme masasına oturalım, barış içerisinde bir mutabakata varmanın yolunu hep birlikte arayalım.
     Yok, illa GREV diyorsanız, sizi yönlendirenlerin yanlış yolundan ayrılmam diyorsanız, biz de sonuna kadar GREV diyoruz!
     Biz GREVİ amaç edinerek yola çıkmadık. Anlaşmak, uzlaşmak, sendika olarak, çalışanlar olarak ilk hedefimiz.
     Ama gazetecilerin yaptıkları görevi her seferinde aşağılayan, kapı arkalarında “sendikal faaliyetleriniz mesleki itibarınızı bitirir“ diyerek çalışanlarla alay edenlerin verdiği akıllarla da bir yere varılmaz.
     Bu akıl oyunlarıyla yola devam edecekseniz, biz de sonuna kadar GREV diyoruz.
     Bu şölenleri her gün yaşamak istiyorsanız; sonuna kadar GREV diyoruz.
     Bu binanın kapısına GREV PANKARTI yakışır diyorsanız, sonuna kadar GREV diyoruz.
60 gün süreniz var… “Hayır, biz sendikaya düşmanız, çalışanı sevmeyiz, hak hukuk bilmeyiz” diyorsanız, sonuna kadar GREV diyoruz !
     Değerli basın emekçileri,
     Sizlere sesleniyorum:
     Basında tekelleşmeye, ticarileşmeye, medya-siyaset-ticaret sarmalında ortaya çıkan yozlaşmalara karşıysanız, AYAĞA KALKIN !
     Editoryal bağımsızlık istiyorsanız, hiç durmayın, AYAĞA KALKIN.
     Kamusal amaçlı yayıncılığın yok olmasına karşı, sansür ve otosansüre karşıysanız, hemen AYAĞA KALKIN !
     Politik baskılara, basın özgürlüğü ihlallerine, kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine karşıysanız, halktan bilgi ve haber saklanmasını içinize sindiremiyorsanız, dezenformasyon ve manipülasyona karşı AYAĞA KALKIN.
     Gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve mahkumiyetler, saldırılar, yaralamalar ve cinayetlere karşı AYAĞA KALKIN.
     Çalışanların yaşam standartlarının düşürülmesine karşı, kötü çalışma koşullarına karşı SENDİKAL MÜCADELE için AYAĞA KALKIN !
     Patronların tehdit ve baskıları karşısında iş güvencesinden yoksun olmamak için, işten çıkarmalara karşı direnebilmek için, SENDİKAL HAKLARINIZA sahip çıkmak için AYAĞA KALKIN.
     Patron baskılarını yalnızca protesto etmek için değil, onlarla MÜCADELE EDEBİLMEK için AYAĞA KALKIN !
     Yozlaşmış değil, nitelikli yayıncılık için; yandaş medya değil, özgür basın olmak için AYAĞA KALKIN !
     Mesleğimizi özgürce, bağımsız olarak icra edebilmemiz için, nitelikli yayıncılığın yükselişe geçebilmesi için SENDİKAL ÖRGÜTLÜLÜĞÜN hayati bir role sahip olduğunun bilincine vararak AYAĞA KALKIN !
     Değerli Turkuvaz çalışanları,
     Son sözlerim de size;
     Bir basın emekçisi, Irak’ta işgalci devletin başkanına pabuçlarını fırlattı. Bir gazeteci olarak görev yaptığı bir yerde bu davranışın etik olup olmadığı tartışılabilir. Aslında etik olup olmadığı tartışılacak başka eylemler de vardır. Ama gazetecilerin her an her dakika işittiği, yazmak zorunda kaldığı bunca yalana karşı bu ne tahammül, bu ne sabırdır ki, artık dayanılmaz hale gelmiştir. İlk pabucu fırlatan bu gazetecinin yaptığı ne cesaretli bir insani tepkidir!
     Değerli TURKUVAZ çalışanı, cesaret sırası şimdi sende değil mi?
     Üstelik bizim istediğimiz etik değerlerle de, meslek ilkeleriyle de çelişmiyor…
     Çünkü hakkımızı arıyoruz! Çıkarlarımızı korumak istiyoruz, geleceğimizi güvence altına almak istiyoruz!
     Türk medyasına SENDİKAL MÜCADELE anlayışını yeniden yerleştiren Sabah gazete, dergi grubu ve ATV çalışanları,
     Size söylenen yalanlara, arkası gelmeyen vaatlere tepki koyma zamanı gelmedi mi?
     Haydi şimdi eylem zamanı!
     Bu kapıdan çıkarken kalemlerinizi sessizce yere bırakın!
Bu işyerinde pasif direnişi başlatın!
     Kimse sizi kalem bıraktınız diye işten atamaz. Korkmayın artık. Şu binayı boydan boya kaplayan, güneş sızdırmayan siyah camları kaldırın.
     Bakın, sizin dışınızda kocaman bir dünya var; emeğin dünyası bu!
     Onların sesine kulak ver, onlara eşlik et, el ele tut, sahip çık, katıl onlara.
     Onlarla birlikte AYAĞA KALK.
     Kendi hakkın için, kendi çıkarın için başlat bu sessiz direnişi!
     Bu sessiz eyleminiz, size sendikal haklara kavuşmanın yolunu açacak.
     Bu direniş, bu zamana kadar çalışanları baskı altında tutarak, masadan kaçmayı tercih eden TURKUVAZ patronunu, toplu görüşmelere yeniden başlaması için ikna edecek.
     Patronun tercihi GREV ise onu da görecek!
     Ama bilin ki amacımız, hareket noktamız bu değil!
     Tek arzumuz, TURKUVAZ çalışanlarının sendikal haklarına saygı duyulması ve bu saygıyı belgeleyen TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNİN imzalanması. Tek amacımız bu!
     Bu amaca giden her yol bizim için meşrudur, yasaldır.
     GREV de bu yollardan biridir, yasal hakkımızdır, gerektiğinde bu hakkımızı kullanmaktan da kaçınmayacağız.
     Haydi, Sabah çalışanları, ATV çalışanları, dergi çalışanları, basın emekçileri,
     Görevlerinizi eksiksiz yerine getirmenize rağmen, sendikal haklarınıza sahip çıkmak istediğiniz için uğradığınız baskılara ve tehditlere karşı, kalemlerinizi insan kaynakları yöneticilerinin odalarının kapısına bırakın!
     Haydi, akşam işyerinden ayrılırken kalemlerinizi bu binanın kapısına bırakın!
     Şimdi, AYAĞA KALKMA zamanı!
     Haklarına sahip çıkma zamanı!

< Önceki   Sonraki >
 
 
 
 
resim21.jpg
En Çok Okunan Açıklamalar

 
 
 
 

BASIN gazetesi
(Nisan 2009)

BASIN Gazetesi
(Mart 2009)

 
 
 
Genel Başkan : Ercan Sadık İPEKÇİ
Genel Sekreter : Muhittin DOĞAN

Basın Sarayı Kat:2
Cağaloğlu/İstanbul
Telefon:(212) 5140694 - 5140696
Faks:(212) 5114817

Grafik Tasarım : Özgür Güz